“Bizi satın alacak para ya da hatır daha keşfedilmedi…” Selçuk ERNAK (Bandırma Kırmızı Antrenörü)

                                                                                                                   

‘Yeşil Yol’un Sonu / Yiğiter Uluğ

Yiğiter Uluğ’un bugün Radikal Gazetesi’nde NBA değerlendirmesi yaptığı yazının bir bölümünü sizlerle paylaşıyoruz…

Sinemasever okuyucular hatırlar, ‘The Green Mile’ diye bir film vardı, Tom Hanks’in başrolde oynadığı… Adı Türkçeye ‘Yeşil Yol’ diye çevrilmişti. Amerikan spor basını, film ya da şarkılarla yakıştırma yapmaya bayılır. 2007 yazında Boston Celtics müthiş bir transfer hamlesiyle üç süperstarı kadrosunda buluşturduğunda, film afişine benzetilen dergi kapaklarında en çok gördüğümüz kalıptı “Yeşil Yol”… Celtics’in, İrlandalı atalardan yadigâr yonca yeşili formalarından ilhamla, filmin biraz da masalsı öyküsü birleştirilmiş ve uzun yıllar sonra ilk şampiyonluğunu arayan takıma bu başlık uygun görülmüştü.
Eskiler, “Yeşilde keramet var” derler. Boston için de Yeşil Yol, coşkulu bir kutlamaya uzandı. 2007-08 sezonunu
şampiyonlukla kapattılar (daha önce son şampiyonluk 1986’da, Larry Bird
zamanındaydı). Hem de finalde ezeli rakip Lakers’ın bileğini bükerek… Minnesota’dan Kevin Garnett’i, Seattle’dan Ray Allen’ı elde avuçta ne varsa vererek Celtics’li yapmışlar, takımda kalan tek yıldız Paul Pierce’le de sihirli üçgeni tamamlamışlardı. Yeteneklerinden kimsenin şüphe etmediği, ancak o güne dek tüm NBA finallerini evlerinde TV’den seyretmiş bu üçlü, büyük bir hırsla oynadıkları o sezonda Bostonlulara şahane anlar yaşattı. Garnett-Allen-Pierce denince, karşısına maç başına yaklaşık 60 sayı, 15 ribaund, 10 asist yazmak gerekiyordu.

Shaq’a güvenince…


Celtics koçu Doc Rivers, bu üçlünün yanına o zamanlarda henüz çok toy olan oyun kurucu Rajon Rondo’yu büyük bir maharetle monte etti. Takımın görünmeyen kahramanlarından biri de savunmayı sertleştiren pivot Kendrick Perkins’di. 2009 Mayısı’nda, Doğu finalini beklenmedik bir biçimde Orlando’ya kaybettiler ama bir yıl sonra yeniden NBA finalinde Doğu yakasının temsilcisi olmayı başardılar. Perkins’in ne kadar kıymetli bir parça olduğu da orada anlaşıldı. Rakip yine Lakers’dı ve Boston, ilk beş maç sonunda seride 3-2 öndeydi. Kulüp tarihinin 18. şampiyonluğuna çok yaklaşmışlardı, sadece bir maç kazanmak yeterli olacaktı. Ancak Perkins sakatlanınca savunma çöktü, Garnett omuzlarına binen yükün ağırlığında ezildi ve basketboldan çok Uzakdoğu’ya ait bir dövüş sporunu andıran o final serisinden Lakers galip çıktı.
Panikleyen Boston yönetimi, 2011 Şubatı’nda vahim bir hata yaptı. Perkins zaten sakattı ve onun yerini Shaquille O’Neal ve Jermaine O’Neal gibi emektarlarla doldurmaya çalışıyorlardı. Takım da bu yeni düzene uyum sağlamış gibiydi. “Öyleyse neden olmasın?” dediler ve Perkins’i takas ettiler. Amaçları bir yıl sonra iyice artacak olan ücretlerden biraz tasarruf edebilmek ve aynı zamanda kadroyu gençleştirmekti. O takas paketinde bizim Semih de gönderildi. Jeff Green, Nenad Krstiç ve Carlos Arroyo gibi uzun vadede hiçbiri Boston’a yâr olmayacak üç isim alındı. Arroyo’nun şimdi nerede olduğunu biliyorsunuz… Krstiç CSKA Moskova’da, Green ise ciddi bir sağlık sorunu yaşadığı için muhtemelen bu sezonu pas geçecek. Celtics’in çok güvendiği yaşı 40’a merdiven dayamış O’Neal’ler geçen sezon bir türlü sakatlıklardan kurtulamadı, bekleneni vermekten çok uzak kaldı. Shaq sezon sonunda basketbolu bıraktı zaten…

Devamı İçin Lütfen Tıklayınız 

161 kez okundu

Kategori: DİĞER, MEDYADAN



Yorumlar

Yorum yok

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site