“Bizi satın alacak para ya da hatır daha keşfedilmedi…” Selçuk ERNAK (Bandırma Kırmızı Antrenörü)

                                                                                                                   

Haberi olmak başka… Bilmek daha bir başka… / Cavit ALTUNAY

Dün, gençlerle konuşurken, neşredilmemiş bir makalem, geldi aklıma…
Basketbolün bugünkü hale dönüşmesinin Türkçeye tercümesi gibi…

Haberi olmak başka… Bilmek daha bir başka…

 

Bir konuda, bir konuşmanın, bir bölümüne kulak misafiri olmuş biri…
Konuyu sadece duymuş, kaynağı bilmiyor, doğruluğunu da… Ama konudan haberi var…

Bu, bilmek değildir. Her konuda bilgili olmak da şart değildir.

Amma, sadece haberi olduğu bir konuda bilir gibi davranmak, tabii ki topluma çok zarar verir.

Yanlış, ” Doğrunun ” yerine geçer. İnsanlar durumu irdeleyemez. Parmaklar yanlış yerde kalkar.

Haberi olanların sayısı arttıkça, ” Bilenlerin oranı ” gittikçe azalır.

Demokrasi icabı, fazla dikkate alınmamaya başlanır.
Çoğunluğun yoğunluğunda, toplum, “ Doğru’ya “ yabancılaşır.
Fasit daire meydana gelir. Bügün olduğu gibi.

 

Basketbolda, fundamental konusunda meydana  gelen gargaşa gibi…

Bir örnek ile anlatalım…

Haberi olanlar için, Offensive Transition ile, Fast Break arasında çok büyük bir fark yoktur.
Bir anlamın biraz değişik tekrarı gibi… Amma, öyle değil.

 

Tarifin doğrusu, daha agressive yeni bir tekniğin, fastbreak ‘in şöhretini söndürmesidir.

Geçen asrın “ Fastbreak “ hucumu inatçı değildir. Sayıyı zorlamaz.
21 Asırda insan, çok daha güçlü. Bu artan güç, son senelerde ağırlıklı olarak, defansta kullanıldı.
Sayı gittikçe azaldı. Beklenen reaksiyon, Transition offence.

Böylesi bir olayı 1963 senesinde, ITU başlatmıştı. Bilenler hatırlar. Haberi olanlar, belki…
Amma Fast break olarak. Ama, aggressive şekli. Yani Transition offence olarak.

 

Şimdi, FASTBREAK ile TRANSITION arasındaki farkı bilenler ile, farkın farkinda olanlar hatırlamaya çalışıyor.

Acaba fast break miydi?
Peki… Fastbreak sonunda, 7 metreden atılan şutlar neden atılıyordu? ( 3 sayı da yoktu ki o zamanlar )

 

Hedef, bir fazla adamla hücum rebountu üstünlüğü kurmaktı. ve, öyle de oldu.
Yani, Transition, Türkiyede doğdu.

 

Basketbol yazarlarının büyük bir çoğunluğu, şu an haberi olanlar partisinde…
Tabii ki, aralarından birkaç kişi, Transition Basketball’un nasıl durdurulacağını yazmaya mecbur olacak.
Daha da önemlisi, zayıf tarafı nerede? Onun da haberindedir de….

 

Bakalım, ne zaman yazılacak bu konu, haberi olanlar sütünlarında…

 

Modular Basketball  okuyanlar hariç tabii

 

Cavit ALTUNAY 

118 kez okundu

Kategori: KÖŞE YAZILARI



Yorumlar

Yorum yok

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site