“Bizi satın alacak para ya da hatır daha keşfedilmedi…” Selçuk ERNAK (Bandırma Kırmızı Antrenörü)

                                                                                                                   

Dişi Aslan Ayşe Cora / Oğuz Yenihayat

Fanatik Basket Gazetesi’nin 15. sayısında değerli dostum Oğuz Yenihayat imzasıyla yayınlanan güzel bir çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim. Türk kadın basketbolunun umut vaad eden yeteneklerinden Ayşe Cora‘yı daha yakından tanıyalım…

3 Mart 1993 doğumlu Ayşe Cora, ilk adımlarını atana kadar kadar belki de dünyanın en uslu bebeğiymiş. İlk adımlarını 8. ayında atan minik Ayşe, 8 aylık bir bebekken evden kaçmaya çalışıyor ve başarıyormuş da… 3 yaşına girdiğinde anaokulundan, ilkokul 1. sınıftayken de okuldan kaçmışlığı varmış Ayşe’nin… Ayşe’nin babası Serdar Cora, Trabzonlu ve Trabzonspor forması giyen Tayfun Cora’yla 4. kuşaktan akrabalar…

Ayşe, Cora ailesini yaramazlığı ile çok uğraştırmış. Spora ilk olarak ağabeyi Ömer Cora’yı takip ederek judo ile başlayan Ayşe, henüz 4 yaşındayken, spor eğitimi almaya başladı. Judonun ardından tenis öğrenen ve kendi yaş grupları içerisinde sivrilen bir isim olmayı başardıktan sonra, tek kişilik sporu sevmediği için takım sporu olan hentbolu seçen Ayşe, başarısını burada da sürdürdü ve iyi oyunuyla takımını İstanbul 3.sü yapmaya başardı.

Hentbolun ardından Ayşe Cora, 13 yaşındayken basketbolla tanıştı. Kısa bir Tofaş macerası yaşadıktan sonra, Migros’a geçti. Şu an Ayşe’nin A takım yardımcı antrenörü olan Emre Vatansever, Ayşe’yi Tofaş’tan Migros’a çağırdı ve tabir-i caizse basketbolun ‘b’sini Ayşe’ye bıkmadan, usanmadan öğretmeye başladı. Emre’nin ardından Ayşe, Erkan Metin’le basketbolunun üzerine koymaya başladı ve maçlardaki performansıyla dikkat çekti. Migros’un kapanmasıyla Beşiktaş’a adım atan Ayşe Cora, orada da Serkan Arıca, Ahmet Yıldırım ve Aziz Akkaya gibi kadın basketbolunun önde gelen isimleriyle çalıştı. Siyah beyazlı kulübe gelmesi ise tamamen tesadüf. Beşiktaş’ın okul-kulüp işbirliğinde Doğa Koleji’yle anlaşması, Ayşe’nin de Doğa Koleji’ne gidiyor olması iki tarafı ortak bir paydada buluşturdu.

Migros’ta parmakla gösterilen Ayşe, Beşiktaş’a geçmesiyle adeta yıldızı parladı. Sağlam arkadaşlıklardan kurulu Beşiktaş’ın galibiyetlerinde önemli pay sahibi olan başarılı oyuncu, A takım kadrosunda 2 sene boyunca yer aldı ve ciddi sürelere de imza attı.

Ayşe’nin kariyerini etkileyen en önemli dönemlerden biri de Beşiktaş’tan ayrılış şekliydi… 3 Mart 2011 tarihinde boşa çıkan genç oyuncunun, boşa çıktığını Cora ailesi yaklaşık 2 ay sonra öğrendi. Siyah beyazlı kulübün sözleşme teklif etmeyi unuttuğu Ayşe, kendisine çok şeyler katan Aziz Akkaya’nın da kulüpten ayrılması ve ‘unutulmasıyla’ Beşiktaş defterini aniden kapattı. Siyah beyazlı formayı giydiği yıllar içerisinde bir kuruş bile para almayan Ayşe, Galatasaray ve A Milli Kadın takımı antrenörü Ceyhun Yıldızoğlu’nun devreye girmesiyle tercihini sarı kırmızılı takımdan yana kullandı. Bir paragraf açmak gerekirse; medyada çıkan haberlerin aksine; 3 yıllık sözleşmesi bulunan Ayşe, Beşiktaş’tan alacağının fazlasına değil, ilk iki senesinde daha az, toplamda da siyah beyazlı kulüpten teklif edilen ücrete yakın bir para alacak.

Ceyhun hocayı bilen bilir… Genç oyuncularla çalışmayı seven ve onlara yatırım yapan bir isim. Işıl Alben’in bu günlere gelmesinde, Botaş yıllarında Ceyhun Yıldızoğlu’yla çalışmasında büyük rolu var. Dönelim Ayşe’ye; çalışmayı seven, neredeyse her fırsatta kulüpte özel antrenman yapan genç oyuncu, hocasından aldığı süreleri iyi değerlendirdi ve kısa zaman içerisinde de Galatasaraylı taraftarların gönlünde taht kurdu.

Ayşe’yi Migros’un ilk yıllarından beri takip ediyorum; taraftar desteği, Ayşe’nin oyununa pozitif katkı sağlıyor. Delici penetreleri, çembere direkt gidebilmesi, hırsı ve çalışkanlığı milli oyuncuyu rakiplerinden bir, hatta iki adım öteye taşıyor. Savunmasını geçtiğimiz yıllara göre daha da geliştiren Ayşe’nin oyunda daha da çok süre alabilmesi için savunmada neredeyse hatasız oynaması gerekiyor. Ayşe Cora; Diana Taurasi, Alba Torrens, Epiphanny Prince, Işıl Alben, Şaziye İvegin gibi isimlerle aynı forma için savaş veriyor. Tarihinin en iyi kadrolarından birini kuran Galatasaray’da Ayşe Cora, kişisel olarak önemli başarılara imza atsa da, kariyerinde hiç şampiyonluk yaşamaması da dikkat çeken bir diğer nokta. Ancak; Ayşe’nin sarı kırmızılı takıma geldikten sonra Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kaldıran kadronun içerisinde yer alması, milli oyuncu için çok önemli bir motive kaynağı olsa gerek…

Kendine olan güveni, uzun senelerdir kendisinden yaşça büyük oyuncularla oynamaktan gelen Ayşe, A takım olduktan sonra, yaş farkı açılsa da sahadaki tüm oyunculara aynı yaştaymış gibi bakıyor. Yaşı büyük ya da küçük oyuncu ayrımını, sahada iyi ya da kötü oyuncu vardır şeklinde yapan ve bunu da başaran Ayşe’nin önü açık… A takımdaki antrenöründen altyapısından antrenöre kadar, genç oyuncuların üzerinde titreyen bir sisteme sahip yapıda umarım nice Ayşe’ler Türk basketboluna kazandırılır… Ayşe Cora’nın bir kaç yıl içerisinde adından daha sık söz ettireceğine inanıyorum. Milli oyuncunun kendini geliştirmesi gereken yönleri var. Euroleague düzeyinde mücadele eden bir takımın parçası olan Ayşe, öncelikle şutunu istenilen seviyeye getirmeli. Savunmasını daha üst seviyelere çekmesi ve her zaman çok çalışması gerekiyor.Ayşe’nin önünde daha çok uzun zaman var, daha iyi olmaması için hiçbir sebep yok.

Bu sezon kontenjan olarak Genç Kızlar liginde Galatasaray formasını giyen Ayşe, tek maça çıkıp, Beşiktaş karşısında triple-double’a yakın bir grafik sergileyerek takımının en önemli parçası olduğunu gösterdi.

Son olarak Ayşe’nin bu günlere gelmesinde kulüplerindeki antrenörlerinin olduğu kadar ailesinin de payı var. Özellikle anne Hülya Cora, senelerdir okul, antrenman, ev, özel ders dörtgeninde Ayşe’nin her zaman yanında oldu. Böylesine önemli bir karakteri basketbola, daha doğrusu Türk sporuna kazandırılmasında üstün emeği olan Hülya Cora’ya, basketbolun içinden biri olarak teşekkür ediyorum.

AYŞE CORA’NIN MİLLİ TAKIM İSTATİSTİKLERİ:

2008 – U16 Avrupa Şampiyonası 4.9 sayı, 2.1 ribaund, 0.9 asist

2009 – U16 Avrupa Şampiyonası 11.4 sayı, 4.8 ribaund, 1.7 asist

2010 – U17 Dünya Şampiyonası 11.1 sayı, 3.1 ribaund, 2.6 asist

2010 – U18 Avrupa Şampiyonası 6.9 sayı, 2.9 ribaund, 1.3 asist

2011 – U20 Avrupa Şampiyonası 12.6 sayı, 6.0 ribaund, 2.8 asist

2011 – U18 Avrupa Şampiyonası 11.4, 4.2 ribaund, 1.7 asist

 

*Sıralama şampiyona tarihlerine göredir.

Oğuz Yenihayat

 

751 kez okundu

Kategori: MEDYADAN, TKBL



Yorumlar

Yorum yok

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site