“Bizi satın alacak para ya da hatır daha keşfedilmedi…” Selçuk ERNAK (Bandırma Kırmızı Antrenörü)

                                                                                                                   

Boxer Dergisi’ndeki Nur Gencer Röportajı

Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel geçtiğimiz ay Boxer’a verdiği özel röportaj çok konuşuldu. Röportajın en can alıcı kısımlarından biri Demirel’in Galatasaray’daki forma skandali sonrası genel menajer olan Nur Gencer’le ilgili söyledikleriydi. Boxer Dergisi Mart sayısında Pınar İlik’in yaptığı röportajla Nur Gencer’e de cevap hakkı tanımış. İşte o röportaj…

Neden Galatasaray Cafe Crown zora düştüğü anda kurtarıcı olarak size sarıldı?

Geçtiğimiz yıl futbol menajeri Ali Güven’in Adnan Polat’la bir görüşmesinde, Polat basketbolün başına tekniği, taktiği, idari her şeyinden anlayan birini getirmek istediğini söylemiş. O da Ergin Ataman’a sormuş ve Ataman Türkiye’de şu anda bu işe en uygun yönetici olarak beni göstermiş. Ancak o zaman bir temas olmadı. Cemal Nalga olayı olunca tekrar Ataman aranmış ve o da yine aynı şeyi söylemiş. Nitekim gelince sekiz günde Galatasaray Cafe Crovvn’ı toparladık.

Sonra görevden sağlık sorunları nedeniyle ayrıldığınız açıklandı. Ancak siz buna daha önceki bir dava belgesinin neden olduğunu söylediniz. Bu belge nasıl ortaya çıktı?

Her ne kadar Turgay Demirel “Benim katkım yok” diyorsa da, sonucundan bile haberim
olmayan bir davayla ilgili, yememiş içmemiş tüm belgeleri saklamış. Ömer Gürsoy isimli bir yazar var. Kendisi daha sonra beni de, Demirel’i de tanımadığını söyledi. Ama Demirel ona belgeleri vermiş, o da Adnan Polat’a ulaştırmış. Polat da belgeleri görünce böyle bir kişiyi istihdam etmesinin doğru olmayacağını ve gelecek seçimde kendisi için sorun olacağını düşünerek görevime son verdi. Ben Galatasaraylı olduğum için geldim ve aynı nedenden de gittim. Ancak basketbolün Galatasaray için önemli olmadığını düşünüyorum. Mümtaz Tahincioğlu’nu şube kaptanı yaptılar, kendisinin basketbolün b’sinden haberi yok. Erdemir’de Galatasaray Cafe Crovwn maçı varken o futbol maçındaydı.

Şube yeniden yapılanırken genel menajer olduktan sonra diğer isimleri siz mi seçtiniz? Ayrıldıktan sonra “Şimdi hemen Çetin Yılmazdı da göreve getirirler” demiştiniz.

Beni Haldun Üstünel arayarak başkanın benimle görüşmek istediğini söyledi. Basketbol şubesinin zor durumda olduğunu ve onlarla çalışmak isteyip istemeyeceğimi sordular. O yüzden daha evvelden tanıdığım, beraber yola çıkıp savaşabileceğimiz ve beni lider olarak kabul edebilecek kişileri seçmeyi uygun gördüm.

Sekiz gün içinde göreviniz sona erdirildi.

Bizim Adnan Polatla görüşmemiz Salı akşamıydı. Ertesi gün Florya’da takımla buluştuk, tanıştık ve işe başladık. Polat yönetim kurulu toplantısına geçti, akşam da maç vardı. Yönetim kurulundan sonra beni tekrar çağırarak Ömer Gürsoy’un elinde Turgay Demirel’in kendisine verdiği bir belge olduğunu söylediğini iletti. “Senin mahkumiyetin olduğuna dair bir belgeymiş. Buraya göreve getirilmenle çakıştığını ve bunun benim seçimimi etkileyeceğini söylüyor” dedi. Ben de böyle bir davadan
haberim olduğunu ama sonunu lakip etmediğimi söyledim. Ayrıca mahkûm olacak da bir şey yok.

Ne yaptınız da bu mahkûmiyeti aldınız?

Belgelerde Turgay Demirel’in yıllar içindeki bir takım faaliyetlerinin ve yanlış fiillerinin dökümü var. Örneğin ilk aday olduğunda
ODTÜ mezunu olduğunu gösteren bir belge koydu ortaya ama meğer iki senelik bir okul mezunuymuş. Danışma Kurulu’na böyle bir adama özerklik vermenin yanlış olacağını söyledik. Kendi ticari işleri sonucunda Emlak Bankası’na devredilen borçları var ve bu yüzden yurtdışına çıkış yasağı vardı. Yine böyle bir kişinin uluslararası bir kuruluşta başkan olması oldukça ters. Bunları içeren belgeleri Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’ne yolladık. Demirel şimdi de FIBA başkanlığına oynuyor. Türkiye’de itibarını kaybetmiş birinin öyle bir yere başkan olmasını engellemek için CAS’e (Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi) müracaat etmeyi düşünüyorum. O zaman APS listesini kendim doldurmuş, imzalamıştım. Davayı biz takip etmedik ama Turgay Demirel herhalde takip etmiş. Çünkü dört sene önceki belge birdenbire ortaya çıktı. Bana tebliğ de edilmedi. Zaten ertelenmiş bir dava bu. Ben sadece belgelerin APS formlarını doldurdum. Kaçtığım da yok üstlerinde adresim bile yazıyor. O bunlardan rahatsız oldu.
Tek “ahlak dışı” olarak nitelendirilen iş bu mu?

Benimle ilgili bahsedebileceği iki olay vardı. Biri de benim dışımda gelişen bir Amerikan Vizesi olayı. 16 kişilik bir liste var ve ben konsolosluğun verdiği evrakları doldurup imzamı attım. Sonradan oraya 4-5 kişi
eldenmiş, onları da başkası doldurmuş. Emniyette bu ortaya çıkınca ve başkasının doldurduğu da sabit olunca ben olayın dışında kaldım zaten. Benim yüz kızartıcı herhangi bir suçum yok, içim de çok rahat.

Bundan sonra size başka bir yerden ya da Galatasaray’dan teklif gelse kabul eder misiniz?

Hayır. Ama bir müessese sıfırdan spor işine girmek ister ve danışman olarak çağırırsa, düşünürüm. Ama Galatasaray Cafe Crown gibi “Takımın antrenörünü de, idaresini de sen tayin et” deseler yapmam. O sekiz günde 80 günlük konuşma yaptım. Sonra da bana konuşmamamı söylediler. Ama benim demoralize olmuş bir takımı ayağa kaldırmam gerekiyordu.

Bu skandalı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tamamen yönetim hatası. Sorumsuz davranarak Yiğit Şardan çizgisinde giden bir hata. Ama onlar Almanya’daki turnuvaya gitmeyerek bu hatayı davet etmişler. Orada da direkt Okan Çevik ve Mert Uyguç’un hatası var. Ciddi bir kulübün böyle bir şeyle karşı karşıya kalmaması lazım. Cezalar yeterli oldu mu? Olmadı. Ama bir kısmı da gereksizdi. Tufan Ersöz’ün aldığı ceza haksız oldu.

Bu mesele Fenerbahçe maçı sonrası ortaya çıktı. İki kulübün arasındaki çekişme bir yana, hep konuşulan Turgay Demirel-Aziz Yıldırım yakınlığının bir etkisi olabilir mi?

Turgay Demirel’i sevmem ama ben böyle şeylere inanmam. Aziz Yıldırımla da, Adnan Polatla da yakınlığı olabilir. Adam artık basketbol federasyonu başkanlığı mertebesine gelmiş. Böyle bir alaka olmadığına inanmak istiyorum.

Boxer Dergisi Mart Sayısı Pınar İLİK

607 kez okundu

Kategori: MEDYADAN, RÖPORTAJLAR



Yorumlar

Yorum yok

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site