Acı Şeker ! / S.Serdar GÜREL
Kayseri yerel gazeteleri pek de tatlı olmayan bir haber yayınladılar dün. Kayeri’nin yüz akı organizasyonlarından Panküp Kayseri Şekerspor’un kapanma ihtimalinin yüksek olduğundan bahsettiler. Peki bunun gerekçesi ne olabilir ?
Gelin hep birlikte bu konuyu tartışalım…
Acaba bazı çevrelerin yüksek sesle telaffuz ettiği gibi kulübün yönetiminde bulunan AKP tandanslı isimlerin spora, hadi açık konuşalım kadın sporlarına karşı takındıkları alerjik bir tutum mu söz konusu ?
Hiç sanmıyorum,
zira bu güne kadar böyle benzer hikayeler öne sürüldüyse de AKP’nin kadın sporlarına karşı sergilediği düşmanca bir tutumdan bahsetmek imkansız. Elbette kurumsal olarak böyle bir tavır söz konusu olmasa da bireysel olarak bu işten hoşnut olmayanlar var olabilir, acaba şimdi böyle bir durum var bunun cevabını bekleyip hep birlikte göreceğiz.
Kayseri kenti birçok enstrümanıyla ülkenin önemli kentlerinden biri olmayı başarsa da tolumdaki “sert çizgili” görüntüsü her daim var olmuştur. Panküp Kayseri Şekerspor işte bu yüzden bile çok önemlidir zira büyük ölçüde haksız olan bu ön yargının kırılmaya başlamasında bu oluşumun hakkı inkar edilemez.
Eğer kapatma gerekçesi maddi konular ise yukarıdaki argüman tek başına bile, takıma harcanan (maksimum) 2 milyon liranın karşılığı olacaktır ancak yine de Panküp Kayeri Şekerspor’un Kayseri ve ülkemiz için neden önemli olduğunu sıralamaya çalışalım.
Siyaset alanlarının hamset kokan söylevlerinde sıklıkla dile getirlen “gençleri kötü alışkanlıklardan koruma”nın bedeli ne kadar olabilir ya da 2014 yılında ülkemizde düzenlenecek Dünya Kadınlar Basketbol Şampiyonası’nda Panküp Kayseri Şekerspor’dan yetişmiş bir basketbolcuyu milli takımımız formasıyla izlemenin bedeli ne kadarla ölçülebilir ?
Hadi diyelim bunların hiçbir önemi olmasın sizler açısından, peki son yıllarda Türk sporunda marka haline gelmeye başlayan bu kadar başarılı bir takımı kapatırken, ya da bunu akıllara dahi getirirken etkili ve yetkili kişilerin vicdanları hiç mi sızlamaz…
Türkiye Basketbol Federasyonu son yıllarda kadın basketboluna dair yaptığı girişimlerle özellikle 3 büyükler olarak tabir edilen kulüpler dışında yer alan takımların maddi problemlerinin büyük ölçüde çözülmesine yardımcı oldu. İddia gelirleri gibi yan ödemelerle 1 milyon Türk Lirası’na yakın gelir elde eden kulüpler bu yıl kadrolarında 21 yaş altı sporculara yer verip, süre kazandırdıkça ekstra ir maddi yardım alacaklar. Ligini isim hakkının satılmasının ve 2014 yılında Dünya Şampiyonası düzenleyecek bir ülkede yayıncı kuruluşa sahip olmanın an meselesi oldu şu günlerde kulüplerin maddi gerekçelerle kapanması da bana pek akla yatkın gelmiyor !
Demek bu iki gerekçe olmadığına göre kapanmanın gündeme gelmesinde bizlerin bilmediği 3. bir neden olmalı !
Sevgili yöneticler bu nedeni kamuoyuyla paylaşırlarsa, bizler de böyle başartılı bir kulübü kapatıyorlar gerekçesiyle onları ayıplayıp, hayret etmekten vazgeçeriz !
Ancak şu iyi bilinmelik ki her ırsatta yetiştirdiği “varlıklı kişiler” ile iftihar eden bir kentin yüz akı olan böyle bir kulübü kapanırsa yukarıda ki şartlar a göz önünde bulundurulup kimse bu dolmayı yutmaz !!
Bugün ülkemizin en önemli, en saygı değer kurumun başında yer alan Reis-i Cumhur Sayın Abdullah Gül’ün ve sosyal sorumluluk porjelerinde bayraktarlık yapan eşi Sayın Hayrünnisa Gül Hanımefendinin kentlerinde yaşanacak böyle bir kıyıma sessiz kalmayacaklarına eminim…
Zira herkes Mersin’e giderken Kayseri’nin tersine gitmesine bir Kayseri olarak ilk önce onların karşı çıkması elzemdir.
S. Serdar GÜREL
6.044 kez okunduKategori: S. SERDAR GÜREL







Yorumlar
Yorum yok
Yorum Yapın